2 Yaş sendromu ve fazla enerji

Bugün Barışın gelişimi açısından önemli bir kaç soruyu profesyonel birilerine danışmak amacı ile anaokulu pedegogu ve öğretmenleri ile toplantı yaptım. Aklımda 2 problem vardı. Birincisi Barış’ın son 15-20 gündür artan hareketliliği, diğeri ise klasik 2 yaş sendromu. 2 yaş sendromu için hepimizin bildiği cevaplar aldım. Ki zaten hem sorunu hemde çözümü bildiğimdem zaten çok da problem yaşamıyoruz. İnatlaşmalar oluyor ama çoğu zaman biz kazanıyoruz. Zaten Kübra hanım ( pedegogumuz) da aynı şeyi söyledi. aşağıda bir kaç maddede topluyorum

  1. bu inatlaşmalar ve hayırlar aslında çocuğun gelişiminin gayet iyi olduğunu gösterir. Bu nedenle buna bir problemmiş gibi yaklaşmayın.
  2. Bunun ne kadar kısa süreceği sizin ne kadar kararlı ve tutarlı olduğunuza bağlıdır. Eğer çocuk inat ettiği şeyde haksızsa hiç taviz vermeyin. Kararlı olun. Sakin bir sesle durumu ona anlatın. Eğer başka ihtimalle varsa onları sunun ama bazen inat durumu aşırıya kaçıyor ve ağlamalar dahada şiddetleniyorsa onunla hiç ilgilenmeyip kendi işinize bakın. Önemli olan hayatta bazen her istediğimiz elde edemeyeceğimizi öğrenmesi. Bu yaşlarda bunu öğrenmeye başlaması ileriki dönemlerde zorlanmamasını sağlar.
  3. Ama kararlı olmak dediğim dedik demek değildir. ilk önce çocuğunuzu dinleyin. Eğer istediği şey gerçekten mantıksızsa ozaman inadında kazanan siz olun.
  4. Eğer bu inat durumu dahada dozundan çıkıyorsa ve çocuk daha da şiddetli ağlıyorsa son çare olarak ışıkların açık olduğu çocuğun korkmayacağı bir yerde ( ki ben kendi odasına götürüyorum ) kapı açık olarak götürüp bir kere daha sakin bir sesle neden hayır dediğinizi anlatın. Sonra eğer ağlamaya devam edecekse bırakın ağlasın. Siz odadan çıkın. Ağladığı sürece odasında kalacak ama susarsa yanınıza gelmesi için izin verin. Sakinleştiğinde kapris yapmayın .aksine ödül olarak onunla gülümseyerek konuşun. Başka bir konuya dikkatini çekin.
  5. Eğer biraz daha büyük olsalardı gece yatmadan önce gün içinde yaptığı olumsuz davranışları tekrar dile getirip şöyle bir konuşma öneriridim ama daha küçük dedi . “Seni çok seviyorum. bugün yaptığımız şeylerden biraz konuşalım. Bugün şu … davranışı yaptığın zaman ben çok üzüldüm. Bunu bir daha yapmazsan ben daha mutlu olurum. ” diyin dedi. Ama daha küçükmüş bunun için.

Bizimkinin hem evde hemde anaokulunda aşırı hareketli ve yaramaz oluşuna ise cevabı şuydu.

Ben “acaba yanlış birşey mi yapıyorum. yada acaba az mı ilgi gösteriyorum.” diye başladım. Kübra hanımda cevaben şunları söyledi.

Barış sadece evde böyle haylaz olsaydı dediğinzde doğruluk payı olursa ama okulda da artan bir enerji var. Bu yüzden yanlış veya eksik birşey yaptığınızı düşünmüyorum.

Barış enerjisi yüksek bir çocuk. Şu an ilk ergenlik dönemine girdi. Yani bebeklikten çıkıp çocukluğa adım atıyor. Bedenini artık çok daha iyi kullanıyor. Bunun için bedeni ile yapabileceklerini zorluyor. Birde sizin limitinizi test ediyor. Siz ne zaman kızacaksınız. Hangi davranışa nasıl tepki vereceksiniz bunları ölçüyor. Bilerek gözünüzün içine bakarak yaptığı haylazlıklarda sınırı çizme çabası.

Arkadaşlarına yaptığı itme kakmalar ve tokat atmalarda, sizden yanlış mesaj almasından. Yani ben Barış babasına tokat atınca gayri ihtiyari gülünce Barış da tokat atmayı şaka sandı. Oda öğretmenini güldürmek için arkadaşına tokatlayıp itmeye başladı. Ama daha sonra öğretmeni ona anlatınca bir daha yapmamış. Hatta utanıp üzülmüşde.  Bu nedenle Barış şiddet eğilimli çocuk olarak nitelendirilmiyor. Aksine oldukça neşeli ve kibar bir çocukmuş okulda.  Diğerleri sadece ” ssuuuuu” yada ” su verrrr” derken Barış ” öğretmenim su verir misin ” diyor.  Buda hem benim hemde öğretmeninin çok hoşuna gidiyor.

Öğretmeni birde şunları ekledi.  “havaların soğuması ile birlikte artık bahçeye çıkamıyoruz. Orada koşup enerjisini atamıyor. E sınıfda da yeteri kadar koşup oynayamıyor. Oyun saatlerimizde koşmasına izin var ama diğer çocuklara 1 saat yeterken Barışa yetmiyor.  Baharın gelmesi ile tekrar enerjisini atacak. Ama siz bu arada evde daha çok koşması ve oynaması için çaba sarfedin.” dedi.  Evde oadadna odaya koşmaca oynuyoruz ama benim dilim bi karış dışarı çıkıyor. E babada işten yorgun geliyor. Ama napalım artık eve bi koşu bandı alacağız galiba 😛

This entry was posted on Monday, January 17th, 2011 at 18:26 and is filed under Sağlık. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.