Archive for June, 2014

İlkokul bulma çilesi

June 12th, 2014

Barış 5,5 yaşına geldi. Ve ilkokul çilemiz başladı. Ben, anasınıfı öğretmeni ve pedegokumuz ilkokula başlamasını uygun görmüyoruz. Bu nedenle ilkokula gideceği okulun hazırlık (anasınıfı) kısmına başlatmak istiyorum. Tabi aynı okulda devam edip ilkokula da orada devam etmesi benim için önemli. Çünkü o kadar çok okul değiştirdik ki maymun gibi oldu çocuk. Artık 5 sene aynı yerde okusun istiyorum. Ama anladım ki bu ülkede bu çok zor. Şansımı zorluyorum. Şimdilik 5 tane ilkokulla görüştüm. Kısa kısa özetliyorum diğer annelere de azıcık rehber olsun diye.

Çengelköy İlkokulu (Havuzbaşı)
Küçük eski bir okul. Havuzbaşı parkının tam yanı. Şimdiki müdür yardımcısı ile konuştum. Atamalar belli olmadan hiç birşey söyleyemeyeceğini söyledi. Yani okul yarım gün mü, tam gün mü , yemekhane olacak mı olmayacak mı ? hiç birşey belli değil. Herşey havada. Orayı es geçip haftaya tekrar gitmeye karar verdim. Halbuki eşimin annesi, dayısı ve eşim orada okumuş ilkokulu. Nostaljik bir durumumuz da var dı 😛

Anadolu Hisarı ilkokulu
Okulun kapısından girdim, bahçe şirin, tam derenin kenarı, içerisi temiz. Öğretmenleri gözüm tuttu. Okul oldukça küçük. Buraya kadar gayet güzel. Müdürün yanına çıktım. Daha bilgi almaya yeni başladım ki iki lafından biri para olmaya başladı. Bağış diyor başka birşey demiyordu. kayıt olurken 500 TL ile (ki bir ara 600-700 kurtarmaz dedi) 2500 TL arası bağış alınacak dedi. Zorunlu yani. Öyle içimden geldi falan değil. Bir baktım resmen okul hakkında konuşmuyoruz resmen pazarlık ediyoruz. Bir devlet okulunda bu kadar para lafı dönmesi midemi bulandırdı. Hızla çıktım.

Kandilli İlkokulu
Tam iskelenin yanında, küçük bir okul gene. İçeri girdim, duvarda sıra sıra eski sultanlar, en sonada küçücük Atatürk resmi koymuşlar ??? Buradan başladım kıllanmaya. Müdürün odasına girdim. Müdür masada çekirdek çitliyor. Hadi buna da tamam dedim içimden. Baya bildiğin badem bıyıklı, ben anasınıfı dedim ve lafı ağzıma tıkayıp “anasınıfımız yok” dedi. Ben bastırarak “Burası ilkokul değil mi ?” dedim. Oda ısrarla “anasınıfı için yerimiz yok” dedi. O zaman ben de “size iyi günler” dedim ve içimden ” zaten olsaydı da gelmezdim” dedim ve çıktım. Töbe estafurullah yaa. Ulan adam ufacık çocukları okula başlatıyor bir hazırlık sınıfı bile yok.

Neyse gelsin sıradaki okul…

Kuzguncuk İlkokulu
Okul gene sahilde. Küçük bir yokuş tırmandıktan sonra tabelaya bir baktım Kuzguncuk Ortaokulu. “Haydaa burasıda mı ortaokul oldu.” derken allahtan az daha ilerleyince ilkokul yazısını gördüm. Neyse henüz ilkokulu kaldırmamışlar. Meğer bu sene ortaokul kısmı da ilkokul olacakmış. Sevindim hadi bakalım. Bahçeye girdim. Bina oldukça eski. Ama çok güzel. Üst bahçe çok cici. Ağaçlar var. minik bir çardak. Aşağıda asıl bahçe var. Orası da bütün okullar gibi beton ama en azından duvarlarında çok cici resimler var. Meğer seneler önce okulda çekilen bir dizi sırasında o resimler yapılmış. Ve bozmamışlar. Çocuklar bahçede oyun oynuyorlar. Hepsi gayet keyifli. İçeri girdim. Müdüre ile tanıştım. Çok düzgün bir bayan. Ayak üstü ufak bir muhabbet yaptık. Hiç bir okulun müdürü yada müdüresi bu kadar sıcak muhabbet etmemişti benimle. Kanım kaynadı resmen. AMAaaaa süpriz cümleyi kurdu “Atamalar henüz çıkmadı ve benim burada kalıp kalmayacağım henüz belli değil. Bir kaç gün içinde belli olacak. Ben kalmayı istiyorum. Hatta okulu sabah 9:00- öğlen 16:00 yapacağız . Şuan 14:00 e kadar. ama etüt ile uzatmayı planlıyoruz” ben içimden göbek atıyorum. Ay ne olur gitmesin kalsın. Saatler süper çünkü. Bana acayip uyuyor. “İsterseniz anasınıfına inip bir gezin” dedi. Gittim baktım.  Bahçede ana binadan ayrı küçük bir bina yapmışlar. Anasınıfı öğretmeni güler yüzlü. Sınıf temiz güzel. Yani uzun lafın kısası bu okulu kafaya yazdım. Haftaya tekrar gelip müdüre hanım değişmemişse hemen ön kayıt yaptıracağım. Hadi hepbirlikte dua edelim. Dua ya kaldı ya işimiz.

Hadi oradan da çıktım. E madem başladım. Zamanım da var bir de Beylerbeyi İlkokuluna bakayım dedim

Beylerbeyi İlkokulu
Okulun bahçesi büyük güzel. Yan tarafta “meyve bahçemiz” yazan ufak ama şirin bir yeşil alan var. Anasınıfı binası anaokuldan ayrı. Müdür ile konuşmadan önce oraya da bir göz attım. Ama içeri giremedim. Öğretmenler suratsız. İzin vermediler. Neyse müdürü buldum. Müdürün odasında televizyonda namaz kılmanın inceliklerini anlatan bir program açık. Müdüre klasik girişimi yaptım. “Oğlum 2009 Ocak doğumlu. Anasınıfına başlatmak istiyorum. Tabi sizden de fikir almak isterim. Siz ne dersiniz” diğer okulların hepsinde aynı cevabı almıştım. “Yaşı küçük direk anasınıfına alırız” demişti hepsi. Ama bu müdür aldı kalemi kağıdı eline “hıımm 68 aylık. ilkokula alacağız.” Haydaaa, Ben ” ama bu sene bize bırakmamışlarmıydı bu seçimi. Ben göndermek pek istemiyorum.” “O zaman dilekçe verirsiniz” Hay allahım. Tamam dedim veririm dilekçe. Okuldan bahseder misiniz ? Başladı bana gene hesap kitap yapmaya. Aylık 100 TL alıyoruz, Halkoyunları var 30 TL, iki ayda bir yemek sırası size geliyor oda var. Ivır zıvır size 2500-3000 TL ye patlar. Hay ya sabır. Yaw ben sana kaça patlar mı dedim. Klima mı alıyorum senden. Okul diyorum okul. Saatleri nedir ? neler yapılır ? nasıl olur ? Ya sabır. Sonunda sabah 9:00 – 14:00 saatleri arasında olacağını öğrendim anasınıfının. Ve “oo bana saatleri hiç uymuyor. Ben çalışıyorum” dedim ve gene kaçarak uzaklaştım. Öğretmenlerin bir çoğunun başının kapalı olması da ayrıca dikkat ettiğim şeydi. Başının kapalı olması aslında benim açımdan sorun değil ama açıkçası gözlemlediğim şu ki okulun genel tavrını o sayıdan anlayabiliyorsun.

Yarın da Çamlıca ilkokuluna gideceğim bakalım orası nasıl ?

Of çok zor bu işler yaaa…

Posted in  Günlük   2 Comments »