Archive for March, 2009

oyuncaklar

March 30th, 2009

Bugün annem önüme koydu oyuncaklarımı oyna dedi. Ben bugüne kadar hep bakmakla yetiniyordum. Bir kaç da dokunma teşebbüsüm olmuştu. Elimi atıp atıp çekiyordum. Garip geliyordu tabi bana peluşlar, satenler falan. Ama alıştım. Bugün tuttuğumu kaptım. Direk tadına baktım hepsinin. Tatsız tuzsuzlar ama genede deniyorum. Olur ya belki bir oyuncağı da çikolatadan yaparlar.

Sonuç olarak şunu öğrendim hepsini aynı anda ağzına atmaya çalışmayacaksın boğuluyo sonra insan 🙂

Posted in  Günlük   No Comments »

Pırtlarım hiç acımam

March 29th, 2009

Bugün annemin kucağında uykulu uykulu gezinirkene, birden babamın popomun oralarda bir şeyleri kurcaladığını hisettim. Bir baktım annem uzatmış benim popoyu babamda gömmüş kafayı birşeyler yapıyor.. Kızdım tabi.. ama uykumda vardı birşey diyemedim.. iştem tam bu sırada popom gaza geldi.. kendince konuştu.. Babamın suratına sesli mi sesli bir portladı.. bu sırada da ayağım olaya mudahele edeyim derken babamın gözlüğe bir tekme.. ehehe… adamcağız ne olduğuna şaştı kaldı.. annemse gülmekten kendinden geçti.. ama sonuçta kimseye birşey olmadı bense kurtardım popomu.. ehe ehe.. bunda sonra korkun bende hiç acımam portlarım..

Posted in  Günlük   No Comments »

Gecelere aktık

March 22nd, 2009

Dün gece Nahit amcamın nişan yemeğine gittim. Resmi bir yemek dediler bende kravat taktım. Gecenin ortalarında sıkılınca kravatın üstüne kustum ki annem değiştirsin diye. Ne bu canım böööle boyunda sevmedim ben bu meredi.

Çok hoş bir ortamdı. ilk önce gayet elit başladı. Baktım herkez grantuvalet. Cici cici yemek yiyolar. Fasıl falan da var. Ben fasılı sıkıcı buldum biraz kestirim dedim. Eee malum ben Red Hot Chili Peppers severim. Onuda babam dün keşketti. Annem kuaföre gidince babamla evde yanlız kaldık. Eee karnım acıktı tabi. Babama yanaştım meme versin diye. Aaa baktım onun memeler foss. Başladım ağlamaya. Babam ne yapacağını şaşırdı. Bir ara müzik açtı. Baktım güzel çalıyo çocuklar, uyudum bende. Oradan anladı babam Red Hot Chili Peppers sevdiğimi.

Neyse gecemize dönelim. Başta çok elit başlayan yemek, baktım sonradan dağıttı. Göbek havası çalmaya başladı. Aslında bende göbek atayım dedim ama annem beni tuttuğu gibi bebek odasına götürdü. Bu arada İlkay teyzeme çok teşekkür ederim. Arda abi ve bana özel suit yaptırmış. Kuştüyü yataklar, alt değiştirmeler, oyuncaklar bile vardı odada. Arda ağır abi olduğundan hemen suitine çekildi. Ben ortamlara akmak istedim ama annem izin vermedi. Alçak kadın 😛 Halbuki kızların ilgi odağıydım. Yakışıklı değilim ama sempatikim nede olsa 🙂

Baktım beni suitimden çıkarmıyolar e bende eve gidelim artık dedim. Geceyi isyan çığlıklarım eşliğinde bitirdik.

Nahit amcam ve İlkay teyzeme mutluluklar dilerim 🙂

Posted in  Günlük   2 Comments »

İlk göbek pırtlatma

March 18th, 2009

Bugün annem göbeğime bişeyler yaptı. İlk önce “napıyo bu yahu” diye baktım yüzüne. Sonra baktım bide garip sesler çıkarıyo “pııpp” diye bi hoş oldu içim, kıkırdadım. Sonra pek bi hoşuma gitti. Annem de sıkılana kadar yaptı pııp da pııp diye. Suyunu çıkardı sonunda ama olsun eğlendim 🙂

Posted in  Günlük   No Comments »

Aşılar

March 17th, 2009

Bugün Barışı doktora götürdük. Verem, Rotavirüs ve ilk karma aşısını yaptılar. Verem aşısı çok nazik bir aşıymış. Koluna deri altına yapılıyor. Yapmadan önce steril bile etmedi doktor bey aşı yapacağı yeri. ” Garipsemeyin bu durumu mcburen böyle yapıyorum” dedi. İki gün banyo yaptırmak,o bölgeyi ovalamak falan yasakmış. Çok ilginç. Rotavirüs aşısı ağızdan verildi. Bizim ki tadını sevdi. şapır şupur yaladı yuttu 🙂 Sıra karm aaşıya gelince o işte biraz acılı oldu. Onuda baldırdan yaptı doktor amcası. Kas içi bir iğne olduğu için canı yandı oğlumun. Ama cesur oğlum en fazla 1 dk ağladı. Sonra sustu. O ağladıkça benim içim acıdı yahu. Ne zor iş şu annelik.

Posted in  Günlük   No Comments »

aşı oldum ben

March 17th, 2009

Aşı oldum ben bugün, hemde 3 tane birden.  Birini koluma yaptılar. Babam öyle sıkı tuttu ki kolumu ve kafamı, avazım çıktığı kadar bağırdım. Yoksa ben iğneden korkmam. Sıkıldım da ondan bağırdım. Sonrada annemin azizliğine uğradım. Oda bacağımı tuttu ama bu seferki iğne canımı yaktı. “Bırakın beniiii” diye bağırdım ama onlar “ıngaaaa” diye anladı. Annem sarıldı bana. dokunsan ağlayacak gibiydi. Yazık ağlamasın diye sustum bende. Sonra bide ağzıma damla verdiler. Oda galiba bonustu. Doktor amca “bakalım aşının tadını sevecek mi ” dedi. Aaaa meğer oda aşıymış. Yutturdular bana valla şeker diye.

Posted in  Günlük   No Comments »

İlk günler

March 11th, 2009

Hastanedeki iki gün çok zor geçti benim için. Benim tahminime göre metebolizması benim gibi hızlı çalışan kadınların sezeryanın ilk ağrılarını hissetmesi daha erken oluyor. Doktorlarda ortalamaya göre hareket ettiği için ağrı kesicinin uygulanması biraz gecikti. Buda ağrıyı oldukça fazla hissetmeme neden oldu. Ağrı kesici yapılana kadar oldukça zor yuruyordum. Ama sonra popodan iğneyi yiyince birden herşey tospembe oldu 🙂 Daha rahat yürümeye başladım. yürüdüke ağrılarım azaldı ve rahatladım.

Bu arada ben ayağa kalkamadığım için refakatçi olarak kalan Yıldıray Barış ile ilgilenmek zorunda kaldı. Daha sadece bir kaç saatlik bebeği bile ustalıkla kaldırıp gazını çıkara bildi. Hatta hemşireler altını değiştirirken öğrendi ve altını bile o değiştirdi. Barış beyin babasının kıymetini bilmesi lazım. Böyle baba pek bulunmaz.

Hastaneden çıkıp eve geldiğimizde oldukça şaşkın ve gergindim. Gerçekten hormonlar deli gibi çalışıyorlar o sıra. Yaklaşık 1 ay gecelerimiz kabus gibi geçti. Barış uyumuyor sürekli ağlıyordu. Neden ağladığını bilememek, acemice emzirmek, gaz çıkarmayı başaramamak çok sinir bozucuydu. Birde üstüne benim sütüm ilk 1 hafta oldukça az olunca gerginlik daha da arttı. Mama takviyesi yaptık bir kaç gün. Ama mamayı azaltıp anne sütünü çoğaltmak için elimden geleni yaptım. Sonunda işe yaradı. Sütüm 3 gün sonra artmaya başladı. Barış da daha iyi doyduğu için zamanla daha az ağlamaya başladı. Yıldıray işte gideceği için geceleri onu kaldırmamaya çalışıyordum. Ama gerçekten uykusuzluk ve yorgunluk beni bitiriyor ve sinirlerim okadar geriliyorduki mecburen kalkıyordu garibim. Geceleri beşik sallayıp gündüz de işe gidiyordu. Yazık yahu şimdi daha bi üzüldüm bak 🙂

40 gün sonunda bitti. Gerçektende büyüklerin söylediği doğruymuş. Bebeğin kırkı çıkınca rahatlıyormuş. Daha bi uzun uyumaya başladı geceleri. Gece uykusunu 1-2 saatten 4-5 saate çıkarınca bende daha sabırlı ve enerjik oldum zamanla. Şimdi gece sadece 1 kere kalkıyor. Ama beyfendi gece 12 de yatıyor hep. O saate kadar gündüz de pek uyuduğu söylenemez hala. Ama bu çok rahatsız etmiyor.

Bu arada pişik ve gaz sorunumuz var. Çok ince tenli oğlum benim gibi o yüzden hemen pişik oluyor. Poposu yetmezmiş gibi şimdi de gıdısının altı pişik oldu. Her gün banyo yaptırıyorduk. Ama sadece 2 gün yaptıramadım. 3 üncü gün gıdısı pişik oldu. Bugün farkettim. Dün gece oldukça zor geçmiş ve neden olduğunu bir türlü anlayamamıştık. Meğerse oğlumun boynunun görünmeyen kısmı pişik olmuş. Kucakta susuyor ama yerine yatırınca deli gibi ağlıyordu. Bugün tesadüş gördüm. hemen banyo yaptırdık. Gıdısına ve koltuk altına bepanten sürdüm. biraz hafifledi.

Çok zor gerçekten derdini sadece ağlayarak anlatan bir canlıya bakmak. Neden ağladığını sadece ağlama tonundan anlamaya çalışmak gerçekten ustalık istiyor. İnsan zamanla onada alışıyor. Şimdi neyseki gülücüklere ve cilvelere başladık. Bu sayede bir sorunu olmadığını anlayabiliyorum.

Posted in  Bakım   No Comments »

Doğum macerası

March 9th, 2009

Tatlı oğlum,

Seni tam 38 hafta 5 gün bekledik. Bir ara “Barış çıkmayacak galiba” bile dedik 🙂 Rahat geldi orası tabi. Ama doktor amcası “e artık çıkaralım” dedi. Yoksa ben normal doğum düşünüyordum. Hafif korkmuyorda değildim ama “yurtdışında hep normal doğuruyorlar bende doğururum” diye kendimi gaza getirmiştim. Olmadı işte, sen çıkmak istemeyince, benimde plazanta da yaşlanma başlayınca doktor amcası çıkarmaya karar verdi. Bari doğum sırasında o heyecanı anında yaşayayım istedim. Spinal anestezi ile belden aşağımı uyuşturdular.  Böylece doğum anını ve direk ilk ağlamanı görebilecektim.

Doğumhaneye girene kadar çok heyecanlı değildim. Ama beni masaya koyup iğneyi yapmaya başladıklarında tir tir titriyordum. Soğuk, korku ve heyecan hepsi birbirine karışmıştı. Ben titredikçe anestezi uzmanı ve diğer doktorlar pervane oldular etrafımda saolsunlar. Bu konuda yeditepe üniversitesi hastanesi gerçekten çok iyi. İnsana gerçekten değer veriyorlar. Beni rahatlatmak için doktorum ve odadaki herkez ( kaç kişi vardı bilmiyorum ama sanki bana oda da düğün varmış gibi kalabalık geldi o an ) sorular soruyor şakalar yapıyorlardı. Elektirik süpürgesi gibi koca bir hortumla sıcak hava üslettiler vücuduma biraz titremem azaldı.

Cem bey (Cem Fıçıcıoğlu doktorumuz) “birazdan çıkaracağız oğlunu ” dediğinde heyecanım daha da arttı. ” oo şuna bak bacakları ne kadar güçlü”, “tosun bu tosun” diye gülüşmeler olduğunda benimde gözlerimden yaşlar damlamaya başlamıştı bile. Cem bey bana müjdeyi verdi. “oğlunu çıkardık. maşallah çok güçlü ayakları var” dedi. Tabi bizimki temizlenirken ciğerlerininde sağlam olduğunu anladık. Feryat figan bağırıyordu :). Sonra yanıma getirdiler. Yanağını yanağıma dayadılar.. sıcacıktı. Kokumu alınca sakinleşti. Öptüm kokladım oğlumu. Allah herkeze böyle güzel anlar bahşetsin. Çok güzel bir duygu. 3 kilo 800 gr. 53 cm doğmuştu Barış. Sonra oğlumu yukarı çıkardılar. Benim biraz daha işim vardı orada. Çok uzun geldi o zaman bana. Bir an önce oğlumu kollarıma almak istiyordum tekrar.

Sonunda işim bitip de odama çıkarıldığımda, kapıda beni sevdiklerim karşıladı. Eşim, ailem ve dostlarım. Çok mutluydum. Oğlumu tekrar getirdiler emzirmem için. Aşkım benim hiç zorlanmadı. Direk aldı memeyi. Zaten şimdiki oburluğundan belli 🙂

Sonraki saatler sakindi. Ama anestezinin etkisi geçipde beni ayağa kaldırdıkları ilk an pek de hoş olmadı. İşte  O zaman normal doğum bundan daha acılı olamaz her halde diye düşündüm. Normal doğumda en fazla 12 saat sancı çekiyorsun. Ama sezeryanda günlerce sancım devam etti. Benim gibi aynı şekilde doğum yapan iki kişi çok rahat ayağa kalktı. Ama ben ve benim gibi metebolizması çok hızlı çalışan bir diğer arkadaşım çok zorlandık. Ama tüm sıkıntı 3 gün içinde geçti. 1 hafta sonra da iyice toparlamıştım.

Posted in  Doğum   No Comments »