Benekli Barış

Tam da anneler gününde Barış beneklendi. kırmızı kırmızı minik noktalar olarak baÅŸladı. AkÅŸamına da aşırı bir sinir hakim oldu Barış’a. Babanesinde olmaktan hep keyif alıyordu halbuki. Hep güler, koÅŸturur oynardı. Ama bu pazar o kırmızı benekler yüzünden sürekli kafasını yere vuran, eline geçirdiÄŸi oyuncakları kafasına vuran bir çocuk geldi yerine. Gece daha da kötüydü. MüthiÅŸ bir gaz sancısı yaÅŸadı. Kendini yerden yere attı, aÄŸladı. Yıldıray bir ara dayanamayıp ” acile gidelim” dedi. Açıkçası bende bir ara ciddi olarak gitmeyi düşündüm. Ama gaz sancısı olduÄŸu kesindi. AteÅŸ yoktu sadece gaz vardı. Ayaklarını karnına çekiyor ve port port salıyordu. Saldıkça biraz kestiriyor sonra tekrar baÅŸlıyordu. Acile gidip çocuÄŸumun orasına burasına batırılacak iÄŸnelerden çekindim açıkçası. Zaten aÄŸrısı vardı. Birde saÄŸa sola koÅŸturmak ve çekiÅŸtirilmek eklenmesin istedim. Sabrettik. Bütün gece sürdü bu böyle.

Sabah kalktığımızda kırmızı beneklerin bütün vücudunu sardığını gördük. Kasıklardan başlamış ve göbek, boyun, yüz, sırt her yerini sarmıştı. sadece kollar ve bacaklarda çok azdı. Yüz de de kısmen daha azdı.

Zaten akÅŸamdan doktor teyzemizi arayıp yarın gelmek üzere konuÅŸmuÅŸtuk. E tabi gece böyle olunca sabah soluÄŸu doktorda aldık. Hülya hanım iyice bir muayene etti Barışı. Uzun uzun sorular sordu. Notlar aldı. Sonra muayeneye geçti. Her yerini kontrol etti. Sonrada “bunun virütik bir hastalık olduÄŸu kesin. Ama hangisi olduÄŸunu öğrenmek için kan tahlili yapmalıyız. Ciddi bir durum yok. Çok büyük ihtimalle ilaç almadan atlatacağız. Ama kesin emin olalım” dedi. Bizi direk labaratuvara yönlendirdi.

Labaratuar faslı bizim hastalığımızın en can sıkıcı yeriydi malesef. Tam 3 tüp kan alınacaktı damardan. Ama küçücük bebeÄŸin damarını bulmak çok zormuÅŸ 🙁 Yavrum. Ä°lk önce elinin üzerinden almak için uÄŸraÅŸtılar. sıktılar sıktılar. aÄŸladı aÄŸladı 🙁 Sadece 1 tüp kan alabildiler. Sonra ara verdiler. Kalktık bahçeye çıktık oÄŸlumla. Biraz hava aldık. Hem onun hemde beni ihtiyacım vardı temiz havaya. O deli gibi aÄŸlarken ve eline iÄŸle batırılırken sıkı sıkı tutmak zorunda kalmak, kaçamamak, kaçıramamak içimi çookk acıttı. Ãœstelik daha bitmemiÅŸti.  Bir kere daha oturduk o koltuÄŸa. Başımızda 3 kiÅŸi vardı. Bir  kiÅŸi bastırıyor bir kiÅŸi de kan almaya çalışıyordu. DiÄŸeride oyuncak sallayıp dikkat dağıtmaya çalışıyordu. Yavrum gene korktu tabi. Gene çoookk aÄŸladı :(( “Daha kolay bir yolu yok mu bunun” diye bir ara bağırdığımı hatırlıyorum. Sanırım alışkın annelerin bu tepkilerine zavallı yetkililer ki ” malesef ” dediler bana.

Kan alma faslı sonunda bitince hemen kendimizi en yakın parka attık. ” aaa bak kuÅŸ” ” aa bak köpek” diye diye avuttuk Barışı. O benden daha kolay atlattı bu travmayı. Benim bütün gün başım aÄŸrıdı stresten. Neyseki testlerin sonuçları iyi çıktı. Aynen doktorumuzun söylediÄŸi gibi ne kızamıkçık,  ne 5.hastalık, 6. hastalık hiç biri deÄŸildi bu. Ä°smi çok fazla bilinmeyen gene onlar gibi ama daha hafif bir hastalık çıktı.

Bugün beneklerimizin hepsi geçti. Kaprislerve kafasını vurmasıda bitti. Üstüne birde Kader ablasını görünce keyfi baya yerine geldi barış efendinin. Umarım bitmiştir. Umarım bu kadar kolay atlatmışızdır. Ama gerçekten çok zor o acı çekerken hiç birşey yapamamak. Allah bütün hastalara şifa versin. Özelliklede bebekler ve çocuklara.

Bu arada oÄŸlum 1 ayda 400 gr dan fazla kilo almış. 1 cm de boy atmış. 🙂 Hülya hanım pek hoÅŸlanmasada kilosundan ben pek memnunum ne yalan söyleyeyi. 🙂

This entry was posted on Wednesday, May 12th, 2010 at 19:36 and is filed under Günlük. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.